Son Haberler |
TEKNOLOJİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TEKNOLOJİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Temmuz 2014 Pazar

80 Milyarlık Enerji Tüketti !

80 Milyarlık Enerji Tüketti !
Teknoloji çağındayız ve birçok elektronik cihaz kullanıyoruz. Hesaplamalara göre toplam 14 milyar cihaz 80 milyar dolarlık enerji tüketmiş.

Uluslararası Enerji Ajansı tarafından yayınlanan rapora göre, internet özelliği bulunan ( modem, yazıcı, oyun konsolları, bilgisayarlar vs. ) cihazlar enerjiyi çok tüketiyorlar. Açıklamalara göre beklemede duran bu cihazlar açık duruyormuş kadar fazla enerji tükettiklerini söylediler.

2020 yılında ise araştırmalar sonucunda 120 milyar dolara çıkacağı söylendi. 2013 yılında verimsiz teknoloji ile 14 milyar cihaz toplam 80 milyar harcandığını belirtti.

Raporda ise görüşlerini de yer veren ajansın başkanı Maria Van Der Hoeven, “ internet cihazların insanların hayatına birçok faydası olduğunu “ belirtti. Cihazların beklemede kalma durumunun problem teşkil etmediğini vurgulayan Hoeven “ Asıl sorun internete bağlı kaldıkları sürece harcaması gerektiğinden çok daha fazla enerji tüketmeleri “ ifadelerini kullandı.

16 Aralık 2013 Pazartesi

Google bir robot firması daha aldı

Google bir robot firması daha aldı
Google, Boston Dynamics’i de bünyesine kattığını duyurdu.

Google'ın robot tutkusu devam ediyor; geride bıraktığımız altı ayda yedi robot firmasını satın alan Google, Boston Dynamics'i de bünyesine kattığını duyurdu.

Android'in eski patronu Andy Rubin, işinden ayrıldıktan sonra sessiz kalmış ve kısa bir süre sonra yeniden Google'a döndüğü ortaya çıkmıştı; ancak Android'le alakalı olarak değil. Rubin, bu ayın başında verdiği röportajda, Sergey Brin ve Larry Page'i Google bünyesinde bir robot departmanı kurmaya ikna ettiğini ve kendisinin yönettiği bu departman için yedi robot firması satın aldıklarını açıklamıştı. Boston Dynamics ise Rubin için satın alınan sekizinci firma oldu.

WILDCAT'I GELİŞTİRMİŞTİ

Boston Dynamics, yıllardır robot alanında ilginç denemeler yapıyor. 1992 yılında Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nden ayrılarak şirketleşen Boston Dynamics, hemen askeri robot teknolojileri üzerinde çalışmaya başladı. BigDog ve Cheetah gibi yüksek hızlı ve dayanıklı robotların ardından, hareket kabiliyeti en yüksek robotları WildCat'i geliştirdiler.

Satın alma için ne kadar ödendiği ve Boston Dynamics'in Google'daki rolünün ne olacağı şu an için bilinmiyor ancak, Google, New York Times'a askeri teknolojilerle ilgilenmediklerini açıkladı. Son satın almanın ardından "Gelecek harika görünüyor" şeklinde Tweet atan Andy Rubin ise, daha önce verdiği bir röportajda tüm bu satın almaların Google'ın kendi fabrikalarında kullanacağı robotlar geliştirmek için olduğunu söylemişti.

29 Ekim 2013 Salı

Dijital nesil elinde tabletle doğdu

Yapılan bir araştırmaya göre, 2 yaşın altındaki çocukların yüzde 38'i tablet ve akıllı telefon kullanıyor

Common Sense Media tarafından yapılan araştırmaya göre, 2 yaşından küçük çocukların yüzde 38′i, tam olarak konuşmayı öğrenmeden mobil cihazlarla oyun oynuyor ve video izliyor. 2011′de bu oran yalnızca yüzde 11′di.

8 yaşındaki çocuklara bakıldığında ise yüzde 72′sinin tablet veya akıllı telefon kullandığı görülüyor. Üstelik bu sefer işin içine sosyal ağlar da giriyor. Common Sense Media’nın kurucu CEO’su Jim Steyer, “Bu, dijital nesilin geldiğinin gerçek işareti” diyor.

Çocukların mobil cihaz kullanımı son derece hızlı bir şekide artarken, televizyon izleme oranı olduğu gibi duruyor. 2011 ve 2013 verileri aynı, 2 yaşının altındaki çocukların yüzde 66′sı TV izliyor. Bilgisayar kullanımı ise yüzde 4′ten (2011) yüzde 10′a arttı.

Gözlemi kullanım oranıyla kısıtlamak konuyu yüzeysel olarak ele almak olur. Bundan daha da önemli olan bir şey var; kullanım süresi. Araştırma, çocukların artık bu cihazları üç kat daha uzun süre kullandığını gösteriyor. 2011′de mobil cihaz kullanan 0-8 yaş arası çocukların buna günlük 5 dakika harcadığı saptanmıştı. 2013′te bu, günlük 15 dakikaya yükseldi.

Steyer, çocukların medyayı tüketim biçiminde önemli bir değişimin yaşandığına dikkat çekiyor ve ekliyor: “Daha konuşmayı bilmeyen çocuklar TV ekranına gidiyor ve iPhone ya da iPad’deki gibi dokunarak etkileşime geçmeye çalışıyor.”

Misket iyiydi ama Angry Birds daha eğlenceli

İnsanın tüm hayatını etkileyeceği aşikar olan bu tarz değişimler, biz önceki nesilleri endişelendirebilir. Ancak bu o kadar da kötü bir gelişme değil. Steyer, çocukların mobil cihazlara erişiminin ve kullanımının artmasının kendine göre artı ve eksileri olduğunu söylüyor. Tabletler özlerinde mükemmel birer eğitim aracı, ancak bunun çocuk tarafından fazla kullanımı ya da aile tarafından çocuğa ‘sanal bebek bakıcısı’ şeklinde sunulması gelişim sorunlarına yol açabilir.

Amerikan Pediyatrik Akademisi, ebeveynlerin, mobil cihazlar da dahil olmak üzere sürekli olarak ekranların kontrolünü sağlamaları gerektiğini söylüyor. Ancak Jim Steyer bunun az önce bahsettiğimiz endişeden doğan kuşak çatışmasının ilk göstergesi olduğu görüşünde ve bu kısıtlamayı tasvip etmiyor. Steyer, tablet ve akıllı telefon çocuğa bilinçli bir şekilde sunulduğunda, eriştiği içerikler gözlemlendiğinde ve eğlencenin yanı sıra eğitici içeriklere de yönlendirildiğinde durumun hiç de sandığın gibi olmadığını göreceğinin altını çiziyor.

Steyer, ebeveynlerin çocuklarına “Ekran zamanı yani öğrenme zamanı” şeklinde yaklaşmaları gerektiğini söylüyor. Çocuğun ‘ekranı’ yani dijtal cihazı sevdiği ve bundan gelen her şeyi, öğretici bir içerik dahi olsa seve seve kabul ettiği aşikar. Steyer bundan yola çıkarak “Teknoloji akıllıca kullanıldığında eğitimin çok önemli bir parçasıdır.” diyor

LG kavisli telefon G Flex'i duyurdu

G Flex
LG, bir dizi sızıntının ardından kavisli telefonu G Flex’i resmi olarak duyurdu.

Telefon, kavisli OLED ekran teknolojisi ile bir muzu andırıyor ve LG’ye göre bu form, çok büyük bir ergonomi artışı vaat ediyor. Kavisle birlikte, telefonun bazı bölümleri daha kalın. LG, G Flex’in 7,9-8,9mm kalınlığında ve 177 gram ağırlığında olduğunu açıkladı. Telefonun teknik özellikleri ise bir hayli cezbedici ve şu şekilde sıralanıyor; 6 inç 720p ekran, dört çekirdekli 2,26 GHz Snapdragon 800 işlemci, 2 GB bellek, 13 MP kamera ve 3500 mAh pil.

G Flex gördüğümüz ilk kavisli teleofn değil. Samsung’un kavisli telefonu Galaxy Round  Güney Kore’de satışa sunuldu. Ancak türünün ilk iki örneği olan bu telefonları birbirinden ayıran büyük bir fark var. Kavisleri farklı yerlerden verilmiş; Round yan taraflarından kavisliyken, G Flex alt ve üst bölümlerinden.
G Flex
LG, G Flex dünyanın ilk gerçek kavisli telefonu olarak lanse ediyor ve kavislerin Round gibi yatay değil, dikey olarak verilmesinin kullanıcıya başta video izlerken çok büyük ergonomi avantajı sağladığını belirtiyor.

LG, G Flex’in kendini iyileştirme özelliği olduğunu açıkladı. Evet tıpkı Wolverine gibi; hatta lansmanda da bizzat Wolverine atıfta bulundular. İşin aslı şöyle; LG, G Flex’in arka kapağında özel bir koruyucu film kullanmış ve bu film çizikleri bir dakika içerisinde yok edebiliyor. Kulağa çok sıradışı ve mükemmel geldiğinin farkındayız ancak görmeden hakkında bir fikre sahip olmak zor. G Flex önümüzdeki ay Güney Kore’deki üç büyük GSM operatörü tarafından satışa sunulacak; kavisli telefonunu uluslararası çıkış tarihi ise henüz açıklanmadı.

7 Ekim 2013 Pazartesi

Ucuz iPhone'un fiyatı düştü!

iPhoneiPhone 5C'nin fiyatı hakkında son durum şöyle!

Bir kez daha dünyanın en değerli şirketi olan Apple, çıkarmış olduğu renkli telefonu iPhone 5C ile birlikte pazara farklı bir giriş yaptı. Hatırlayacak olursanız, 5C çıkmadan önce fiyatının oldukça düşük seviyelerde bir yol izleyeceği belirtilmişti. Fakat tanıtımdan hemen sonra gelen fiyatlar milyonlarca kullanıcıyı şaşırttı.

Dedikoduların tek bir odak noktası vardı, iPhone 5C adıyla gelecek telefonun diğer iPhone'lar gibi olmayacak, daha ucuz olacak deniliyordu. Apple yine kendisinden bekleneni yaptı, fiyat konusunda yüksek bir maliyet çıkardı. Zaten yüksek bir rakamla giriş yapan 5C, ülkemize girmek istediğinde vergileri de işin içine katarsak sıradan bir akıllı telefonun çok çok üzerinde bir maliyetle raflardaki yerini almış oldu.
5C cephesindeki son durum böyleyken geçtiğimiz saatlerde ABD'den gelen haber kullanıcıları bir nebze de olsa sevindirmeyi başardı. Bazı alışveriş sitelerinin gerçekleştirdiği bu indirimle birlikte satışlarda artmalar yaşanmaya başladı. Geçtiğimiz hafta Best Buy adındaki ünlü alışveriş sitesi 49 dolarlık 1 haftalık indirime gitmiş, kullanıcıların yoğun bir ilgisiyle karşılaşmıştı.


iPhone


Avrupa perakendecilerinin önemli isimlerinden Walmart indirim süresini biraz daha uzatarak iPhone 5C'nin fiyatlarını tatil sezonunun sonuna kadar uzattığını, büyük indirimin devam ettiğini duyurdu. Günden güne ucuzlayan iPhone Five Color yani 5C'nin son durumuna genel bir göz gezdirdiğimizde, Apple kullanıcılarının klasik iPhone'a daha fazla önem verdiği, iş hayatının yoğunluğu içerisinde renkli iPhone'ların tercih edilmediğini görebiliyoruz.

Daha çok genç kitlenin alabileceğini düşündüğümüz iPhone 5C'nin satışları 5S'e nazaran biraz daha alt seviyelerde seyrediyor. ABD'deki kontratlı fiyatlarının 99 dolara kadar düştüğü bilinen 5C'nin çok ilgi çekmediği açık bir şekilde ortada. Apple iPhone 5 ile iPhone 5C arasında bir fark olmadığını duyursa da Geekbench 3 testlerinde çıkan sonuçlar, yeni telefonun iPhone 5'ten daha alt seviyede bir performans gösterdiğini gösteriyor.
İlerleyen günlerde bu fiyat düşüklüğünün Türkiye'ye yansıyıp yansımadığını göreceğiz. Teknolojioku'yu takip etmeye devam edin.

KAYNAK : Teknolojioku.com - Ucuz iPhone'un fiyatı düştü!

1 Eylül 2013 Pazar

Gıdım gıdım iPhone 5C, şimdide ambalajında!

Çin pazarını hadefleyen Apple'ın ''Bütçe dostu'' olarak tanıtacağı iPhone 5C'den nihayet bir haber geldi. Fiyatı 300 dolar civarında olması beklenen iPhone 5C'nin bu kez de ambalajlanmış hali sızdırıldı.

iPhone 5C

Newestate, Türkçe ve İnglizce Olarak Yayında!Analistlerin ve Apple'a yakınlığı ile bilinen kişilerin yapmış olduğu yorumlar, iPhone 5C modelinin 10 Eylül'de tanıtılacağı yönündeydi. Ancak verilen bu tarihe çok az bir süre kalmasına karşılık, basın mensuplarına olası bir Apple etkinliği için henüz davetiye gönderilmedi. Daha önce ambalaj ve kasa görselleri paylaşılan iPhone 5C'nin, bu sefer de ambalajlanmış hali ortaya çıktı.

Sızıntıların kaynağı olan Çin'den gelen bu görselde; kırmızı renkteki ve plastik yapıdaki iPhone 5C'nin ambalajında, iPod Touch modelindeki ambalaj stilinin kullanıldığı açıkça görünüyor.

Apple, iPhone 5C modeli ile Çin pazarında önemli bir yer edinmeyi planlıyor. Aple'ın önceki modelleri de dünya genelinde yoğun ilgi görüyor.

shiftdelete.net

1 Nisan 2013 Pazartesi

Apple Cihazlara iRadio Hizmeti Geliyor!

iOS işletim sisteminde en başından beri bulunmayan resmi radyo uygulaması, kullanıcıların en fazla ihtiyaç duyduğu günlük uygulamalardan biri.

Apple Cihazlara iRadio Hizmeti Geliyor!Radyo uygulamasının Apple tarafından resmi bir uygulama olarak sunulmaması kullanıcı tarafından gelen birçok şikayete yol açıyor.

Müzik sektöründeki plak şirketleri ve stüdyolar arasındaki toplantıların hızla sürdüğünü bildiren Apple, yerel ve internet radyolarını birleştirerek kullanıcılarına kaliteli bir müzik platformu sunacağını açıkladı.

Geçtiğimiz yıllarda görüşmelerin sağlıklı geçmemesi, Steve Jobs’ın sağlık durumları gibi aksiliklerle ertelenen iRadyo hizmeti, yeniden toplantı masalarına taşındı. İki kez ertelenen iRadyo projesinin yayılmasından sonra 3.parti uygulama geliştiricilerinin fırsatı haline dönüşen bu açık, kullanıcılar için kalabalık ve verimsiz bir müzik keyfi haline dönüşmesine neden olmuştu.

iOS’taki bu eksikliği resmi kanallar ve müzik şirketleriyle gidermeye çalışan Apple, iRadio adını taşıyan bir uygulama sayesinde Yerel frekanslı internet radyolarını bir arada toplayacak. DJ’lerin ve upload hizmetinin bulunmayacağı radyo uygulamasında sevdiğiniz şarkıları oynatabilir, sevdiğiniz grup ya da sanatçılara ücretsiz olarak abone olabilirsiniz.


Aylık veya yıllık abone ücretleri bulunmayan hizmetin iOS 7 ve yeni nesil iPhone modeliyle kullanıcılarına gelmesi bekleniyor.

20 Şubat 2013 Çarşamba

İşte Yeni Volvo V40'lar Hangisi Sensin?

Volvo’nun yeni yıldızları ile tanış. Yaratıcılığın en özgür hali olan bu otomobilleri keşfetmelisin çünkü onların ilham kaynağı sensin.
YENİ VOLVO V40

Yeni Volvo V40, lüksün ve zekanın kusursuz bileşimi. Sınıfının en düşük yakıt tüketimi ve CO2 atığı seviyesi ile de kusursuz bir çevreci. Dünyada bir ilk olan ve Yeni Volvo V40’ta opsiyonel olarak sunulan Yaya Hava Yastığı ise yayaların yaralanma riskini önemli ölçüde azaltıyor.


YENİ VOLVO V40 CROSS COUNTRY

Üstün performansı ve göz alıcı tasarımı ile keşfedeceğin yerler kadar heyecan verici. Şehirden uzaklaşmak istediğinde seni, sevdiklerini ve eşyalarını en sevdiğin maceraya ulaştırma yeteneğine sahip.




YENİ VOLVO V40 R-DESIGN

Benzersiz iç ve dış tasarımı, opsiyonel spor şasisi ve güçlü motor ailesi ile Yeni Volvo V40 R-Design farklı doğanların otomobili. Kişisel zevklerine göre özelleştirebileceğin ayrıntıları ile elde edeceğin aidiyet hissi, bu otomobilin sunduğu en değerli duygu.


Bir bumads advertorial içeriğidir.

26 Ağustos 2012 Pazar

Trafik radarlarını bulan program

Escort Live isimli bir mobil uygulama, trafikte radara yakalanmaktan korkan ve trafik polisince ceza yemek istemeyen sürücülere yönelik geliştirildi.

Kullanıcılar, bu uygulamayı telefonuna indirdiklerinde iPhone veya herhangi bir Android tabanlı akıllı telefon ile gerçek zamanlı olarak hızlarını öğrenebiliyork ve radar konusunda erkenden uyarılıyor. Uygulama, radara yakalanmak

20 Nisan 2012 Cuma

İnternet'te Ne Yaptığınıza Çok Dikkat Edin!!

ABD yönetimi Utah Çölü’ne dünyanın en büyük telekulak merkezini inşa ediyor. Bu öyle bir tesis ki, dünyadaki tüm telefon konuşmaları, bütün internet trafiği, gizli yazışmalar anlık olarak bu merkez tarafından yakalanıp depolanacak.

Telefonda ne söylediğinize, internette ne yaptığınıza dikkat edin! Amerikan basını, dünyanın en gizemli ve karmaşık istihbarat servisi olarak nitelendirilen ve iletişim istihbaratı konusunda uzmanlaşan NSA tarafından Utah Çölü’ne inşa edilen dev tesis için bu yorumu yapıyor. 2009 yılında “data merkezi” olarak açıklanan çalışmanın ilk adımları 2003 yılında, 11 Eylül saldırısından 2 yıl sonra dönemin ABD Başkanı Bush tarafından atıldı. Ocak 2011’de temeli atıldığında ise “Ulusun en büyük siber güvenlik projesi” olarak tanıtıldı. Oysa ki bu durumda bir gariplik vardı. Ülkede siber güvenlikten sorumlu olan kurum İç Güvenlik Bakanlığı’ydı ama temel atma töreninde bu bakanlıktan tek bir görevli bile yoktu. İnşaat ilerledikçe çölde yükselen devasa tesis hakkında spekülasyonlar da yayılmaya başladı. Amerikan medyasına bilgi sızdıran istihbarat kaynakları tesisin asıl amacını anlattığında ise karşısındaki gazetecilere küçük çaplı bir şok yaşattı.



Şifreler de kırıldı

Bir istihbaratçıya göre Utah’taki tesis dünyanın görmüş olduğu en büyük dinleme ve izleme merkezi olacak. Uydulardan, yeraltı kablolarından, deniz altındaki kablolardan geçen her tür iletişim, yani kısacası dünyanın tüm iletişim trafiği bu merkez tarafından izlenerek kayıt altına alınabilecek. Bu da NSA’in tüm bu trafiğe attığı ‘çengeller’ sayesinde gerçekleşecek. Daha önce ‘Echelon’ adlı gizli proje ile dünya iletişim trafiğini izleme deneyinde bulunan ABD temel hedefine Utah projesiyle ulaşacak. İzlenen verilerin büyük bir kısmının şifrelenmiş olması da hiçbir olumsuzluk yaratmayacak. Çünkü ikinci bir istihbarat kaynağına göre NSA birkaç yıl önce şifre çözümlemesi konusunda çok büyük bir başarıya imza attı. Geliştirilen programlar sayesinde sadece kişisel şifreler değil, diplomatik ve askeri şifrelemeler de kolayca kırılabiliyor. Yani, ABD’nin yakaladığı bir diplomatik mesajın şifresini kırması sadece saniyeler alacak.

Net trafiği depolanacak

Tesiste bu işlemleri gerçekleştirebilmek için 93 bin metrekarelik bir depolama alanı ve dünyanın gelmiş geçmiş en hızlı işlem gerçekleştirebilen süperbilgisayarı kullanılacak. Bu bilgisayar saniyede 1 katrilyon işlem yapabilme kapasitesine sahip olacak. Peki her şeyi nasıl kaydedecek? diye soracak olursanız cevap matematikte gizli... Küresel internet trafiğinin boyutu 966 exabyte olarak tahmin ediliyor. Bir şey ifade etmedi değil mi? Karşılaştırma yapmak gerekirse Utah merkezinin veri depolama alanı her yıl 2 milyarı aşkın kişinin internette yaptığı her tür işlemin toplamından 1 milyon kat daha fazla... Yani internette ne olup bitiyosa Utah’taki merkeze depolamak çocuk oyuncağı olacak.. Ardından bu trafiğin içinden anahtar kelimeler kullanılarak kuşku çeken ya da ABD güvenliğini tehdit eden her şey ayırt edilebilecek. Çünkü merkezin server kapasitesi 500.000.000.000.000.000.000 sayfa veri kaydedecek kadar büyük.

Özel hayatınız veritabanında

İstihbaratçıların verdiği bilgiye göre merkezin kayıt altına alacağı iletişim trafiği şöyle:

- Kişisel telefon görüşmeleri (cep ve sabit hatlardan yapılan tüm görüşmeler)

- E-posta trafiği

- Kişisel Google aramaları

- Elektronik ticaret verileri

- Seyahat verileri (Havayolu ve seyahat şirketlerinin veritabanından)

- Finansal bilgiler

- Yabancı ülkelerin ordularına ait her tür gizli bilgiler

- Tüm diplomatik yazışma trafiği

‘Narus’a isim gir, ekranda tüm kayıtları gör

Utah projesi aslında NSA’in 11 Eylül’den sonra başlattığı Stellar Wind kod adlı gizli izleme ve dinleme programının bir uzantısı. Daha önce NSA’de görev yapıp kurumun yasadışılığa bulaştığını belirteren işinden ayrılan William Binney’in verdiği bilgilere göre NSA daha şimdiden günde 320 milyon telefon görüşmesini kaydediyor. NSA’in süperbilgisayarlarında bulunan Narus isimli bir programa bir kişinin ismi girildiğinde o kişinin yaptığı tüm aramalar ve o kişiye gelen tüm telefonlar görülebiliyor, tek tıklamayla dinlenebiliyor. 11 Eylül’den beri Narus’a kaydedilen telefon konuşmalarının sayısı 15 ile 20 trilyon arasında. Dinleme programının 11 Eylül saldırılarında istihbarat zaafiyeti yaşayan güvenlik yetkililerinin tavsiyesi ve dönemin ABD Başkanı George Bush’un talimatıyla başlatıldığı belirtiiyor. ABD Kongresi 2003’te programın yasal ayağını özel hayata müdahale gerekçesiyle durdurmuştu.



DİPNOT: İngiliz edebiyatının önde gelen isimlerinden George Orwell, 1949 tarihli romanı "Bin Dokuz Yüz Seksen Dört"te adeta bugünleri yazmıştı. Orwell büyük yankı uyandıran eserinde, her şeyin tümüyle devletin denetiminde olduğu, muhalefetsiz bir toplum kurguluyordu. İnsanların çeşitli kontrol mekanizmalarıyla izlendiği bir modele doğru gidildiğinin altını çizen roman, daha sonra sinemaya da aktarılmıştı. Zamanla kitabın sloganı haline gelen "Büyük birader seni izliyor" (Big brother is watching you) ezberlerdeki yerini koruyor... (Uğur KOÇBAŞ / VATAN)

10 Nisan 2012 Salı

Konyalı Kendi Otomobilini Kendi Yaptı

Siyasetçiler ve işadamları yerli otomobili kimin yapacağını tartışa dursun, Konyalı kendi otomobilini kendisi üretti bile...Üstelik tatil bölgelerinden müşterileri bile çıktı.

Kendi otomobilini kendi yaptı Konya'da kaynakçılıkla uğraşan bir vatandaş, temin ettiği parçalarla kendine has üstü açık bir araba yaptı, yaptığı arabaya tatil bölgelerinden müşteriler bile çıktı.

Konya'nın Altınekin ilçesine bağlı Akıncılar beldesinde kaynakçılıkla uğraşan 66 yaşındaki Selahattin Gür, kendi otomobilini kendi üretti. Çocukluğundan itiraben bir şeyler yapmaya meraklı olduğunu belirten Gür, bisiklet ve motorsiklet yaptıktan sonra otomobil yapmaya karar verdiğini anlattı.

Hurda parçaları toplamaya başlayan ve bazı parçaları da Konya'daki sanayilerden temin ettiğini vurgulayan Gür, "Kendime has bir otomobil kasası yaptım. Adını da Hobim koydum. Daha sonra diğer parçalarını birleştirdim. Hepsine tahmini bin TL civarında para harcadım. Şimdi rahat rahat biniyorum. LPG'li olan otomobilimle tarlaya gidiyorum. Tatil bölgelerinden müşteriler arabama talip oluyorlar. Belki ileride satarım" dedi.

3 Mart 2012 Cumartesi

Google'ın patronunun Erdoğan'dan isteği

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Google Dünya Başkanı Eric Schmidt'i kabulünde, bazı okullarda pilot uygulaması başlayan ve öğrencilerin tablet bilgisayarla eğitimini içeren “FATİH Projesi”ni anlattı.

Başbakanlık kaynaklarından edinilen bilgiye göre Erdoğan, Dolmabahçe'deki Başbakanlık Ofisinde gerçekleşen kabulde Schmidt'e, Türkiye'de Ar-Ge faaliyetleri ve bu alandaki yatırımların arttığından bahsetti.

Kabulde, toplumun yüzde 50'sinin 30 yaş altı olduğu ve internet kullandığına değinen Başbakan Erdoğan, bazı okullarda pilot uygulaması başlayan ve öğrencilerin tablet bilgisayarla eğitimini içeren “FATİH Projesi” hakkında bilgi verdi.

Schmidt de görüşmede, Türkiye'ye çok önem verdiklerini ve bölge açısından çok önemli bir ülke olduğunun farkında olduklarını kaydetti.

Türkiye'de internet alanındaki düzenlemelerin, ABD ve AB'deki yasal standartları yakalaması durumunda sektördeki yatırımların ciddi biçimde artacağının inandığını ifade eden Schmidt, Türkiye'nin gelecekteki asıl büyüme potansiyelinin bilgi teknolojilerinde olduğuna vurgu yaptı.

29 Şubat 2012 Çarşamba

iPad 3 geliyor sinyali

Uzun zamandır sayısız söylentiye konu olan iPad 3, çok yakında sahneye çıkıyor. Apple'ın bugün göndermeye başladığı davetiyeler, iPad 3'ün ilk sinyallerini verdi.

Davetiyeye göre Apple, 7 Mart tarihinde San Francisco'da düzenleyeceği dev bir tanıtım etkinliği için hazırlanıyor. Davetiyedeki resim ve yazan "Gerçekten görmeniz gereken bir şeyimiz var; ve dokunmanız gereken..." cümlesi, doğrudan iPad 3'ü işaret ediyor.

Apple, sadece 2011'in dördüncü çeyreğinde 15 milyondan fazla iPad sattığını geçtiğimiz günlerde duyurmuştu. İlk iPad 2010 yılında, ikincisi ise 2011 yılında piyasaya çıkmıştı. Ve iPad 2'den 1 yıl sonra, iPad 3 de aramıza katılmak için gün sayıyor.

Windows 8'de Flash olacak mı

Kasım ayında Android ve BlackBerry Playbook cihazlar için Adobe'un Flash yazılımına artık yeni bir güncelleştirme çıkarmayacağını duyurmasıyla birlikte "Flash ölüyor mu" yorumları yapılmıştı.

Apple, zaten iPhone ve iPad'lerinde zaten Flash desteği sunmuyordu...
Adobe, yeni açıkladığı yol haritasında Flash Player'ın geleceğiyle ilgili önemli ipuçları verdi. Yol haritasına baktığımızda Adobe'un Microsoft ile birlikte çalışıp Flash Player ve Adobe AIR üzerinde özellikle durduğunu söyleyebiliriz. Yani Windows 8, büyük ihtimalle FlashPlayer desteği sunacak gibi görünüyor.
Kısacası Flash, mobil platformlarda can çekişse de, masaüstü ve dizüstü bilgisayarlara uzunca bir süre daha bizimle olmaya kararlı...

21 Şubat 2012 Salı

İnsandan çok daha akıllı

İsveçli araştırmacılar tarafından geliştirilen bir program, insan zekasını ezip geçti.

Bugünkü bilgisayarların insanları alt edecek seviyede bir aklı bulunmuyor. Ancak İsveçli bir grup araştırmacı, "insanların yüzde 96'sından daha akıllı" yani "150 IQ puanına sahip" bir yapay zeka geliştirmeyi başardı.

University of Gothenburg'da geliştirilen program, sözlü olmayan, örneğin belirli şekil veya sayıların diziliminden sonra, hangi şekil veya sayının gelebileceğini tahmin etmeyi temel alıyor. Program, insanların görebildiği desenleri görebilmek için bir takım desen algoritmalarından faydalanıyor.

Program, soruları test çözer gibi şıklar arasından seçim yaparak çözmüyor. Bunun yerine desenlerin psikolojik bir modeli oluşturuluyor ve sonuca varmak için mantık yürütüyor. Bu sayede görsel tabanlı sorularda performans düşük olsa da, matematiksel sorularda dahice puanlar elde edebiliyor.

Program, finansal veri gibi psikolojik özelliğe sahip olan alanlarda kullanılabiliyor ancak bazı kısıtlamaları da var. Örneğin psikolojinin dahil olmadığı hava durumu verilerinde o kadar da iyi çalışmayabiliyor.
 
Yukarı Çık
Telif Hakkı © 2014 Ulusal Gazete | Tasarım: OddThemes